301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
15 Şubat 2020 - Cumartesi 14:18 Bu yazı 98 kez okundu
 
Sevgi tebessümde saklıdır
Hatice SUNER
 
 

Sevgi dediğimiz şey bir güne sığar mı? Gerek insan gerek hayvan doğasında yaradılışın temelinde yatan en saf duygudur sevgi. Çoğu insan onu zamanla arşınlayarak köreltir, bir kısmı da aynı saflığı ve temizliği muhafaza ederek yaşamının bir parçası haline getirir. Doğamızda bazı duygular doğumdan başlar ve bunların başında sevgi gelir. Yeni doğmuş bir bebeğin içindeki yaşama sevgisi, anne sevgisi, baba sevgisi, büyüdükçe arkadaş sevgisi, hayvan sevgisi, daha da büyüdükçe özel bir insan sevgisi, kendini bir kişiye adamış olmanın yaşattığı duyguyu iliklerine kadar hissetmenin yaşattığı hazzın sevgisi ve meta sevgisi. Sevgi hayatın her katmanında var olan ve anlam yoğunluğu insan yaşamına göre şekillenen bir histir. Peki, sevgi beyinde gelişen bir düşünce midir yoksa kalpte gelişen bir duygu mudur? Pek çoğunuz bu işi kalbe bağlasa da kalp sadece bir organdır ve düşüncelerimize etkisi yoktur. İnsan beyni boş bir levhadır ve yaşadıklarına göre şekil alır der John Locke. Ben de bu görüşe katılanlardanım ve sevgi de insanın yaşantılarıyla gelişen bir his.

 

Birey ilk baş annesini ve babasını tanır, ardından kendini tanır ve daha sonra dış dünyaya açılır. Hayattaki hiçbir sevgi koşulsuz değildir. Annenizi seversiniz çünkü o sizi doğurmuştur ve beslemiştir, ağacı seversiniz çünkü size gölge olur ve oksijen sağlar, öğretmeninizi seversiniz çünkü size çok şey katmıştır ve gelişiminize katkı sağlamıştır. İnsanoğlu yaradılışından ötürü kendisine faydası olmayan hiçbir şeyi sevmez. Çoğu duygu ile karıştırılan sevginin temelinde uğruna bir şeyler yapmak, emek harcamak yatar.

 

Peki, şimdi gelelim tüm bunların bir güne sıkıştırılarak en saf duygumuz olan sevgiyi metalaştırma çabamıza. Emekten uzak ve tamamen görsel şova dökülen pek çok aksiyonla karşılaşıyoruz. Buna kapitalizmin dayatması diyenler de var yılda bir kereden bir şey olmaz diyenler de. 50 TL’lik bir ev eşyasını Sevgililer Günü’ne özel indirimle 100 TL’ye almak mıdır sevgi? Ya da sırf üzerinde herkes bir şey yapıyor baskısıyla bir şeyler yapmaya muhtaç hissetmek, bu duygunun saflığına ne derecede uyuyor? Komşuyla, arkadaşla, dostla hediye yarıştırarak kıran kırana rekabet etme çabası mıdır sevgi?

 

Sevgimizi bir güne sığdırmak aslında birlikte geçirdiğimiz diğer günlere ihanet değil midir? Sevdiğiniz insanla geçirdiğiniz en güzel gün sizin sevgililer gününüzdür. Aynaya baktığınızda umutla gülümsediğiniz gün kendinize en büyük armağandır. Ya da annenizi her ziyaret ettiğinizde ona yaşattığınız mutluluk hissi sizin sevgililer gününüzdür. Sevgi birlikte bir şeyler paylaştıkça güzeldir ve birlikte bir şeyler paylaştığınız her gün sizin gününüzdür. Bir şeyi tek bir kalıba sığdırdığımız zaman geniş zamanda o şeyin değerini yitiriyoruz aslında. Şubat ayı geldiği anda herkes 14 Şubat’a kilitleniyor. Peki, diğer günlerde ne yapıyoruz? Bugün Sevgililer Günü’nde birbirine hediyeler veren, gülücükler saçan insanların yarın bir gün sevgililerinin kurbanı olduğu bir dünyada böyle bir güne anlam yüklemek fazla hayalperestçe geliyor bana.

 

Her yıl bir gün değil ömür boyu her gün aynı tutku, sevgi ve heyecanla günlerinizi doya doya yaşamanızı ve kendinizi içine soktuğunuz bu stresli günlerden bir an önce kurtularak derin bir nefes almanızı diliyorum. Önce kendinizi sevin ve kendinize saygı duyun, ardından da çevrenize gülücükler saçın. Çünkü gerçek sevgi tebessümde saklıdır. İyi günlerde kalın, hoşça kalın.

 
Etiketler: Sevgi, tebessümde, saklıdır,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Nisan 2020
GÜZEL GÜNLER İÇİN…
40 Okunma.
28 Mart 2020
Hayata güzellikler ekin
48 Okunma.
21 Mart 2020
Evde hayat var…
101 Okunma.
14 Mart 2020
Corona mı, fırsatçılar mı daha zararlı?
96 Okunma.
07 Mart 2020
Tek kelime çok anlam “KADIN!”
128 Okunma.
29 Şubat 2020
Kadınlar Günü nasıl ortaya çıktı?
112 Okunma.
22 Şubat 2020
Sonsuz oldular
117 Okunma.
08 Şubat 2020
GEÇMİŞ BİTMİŞ OLSUN
129 Okunma.
30 Ocak 2020
İnsanlık depremle yıkılmamalı
149 Okunma.
25 Ocak 2020
Yeni mekanlar, yeni tatlar…
170 Okunma.
18 Ocak 2020
‘Anne lezzeti’ deyince…
140 Okunma.
11 Ocak 2020
Peki, sen hangi hayvan olmak isterdin?
146 Okunma.
04 Ocak 2020
Kemal Sunal'ın tiyatrodan sinemaya geçişi
177 Okunma.
28 Aralık 2019
Şans hep kapıda
191 Okunma.
21 Aralık 2019
ON DOKUZ SEKİZ…
258 Okunma.
14 Aralık 2019
KADIN GÜÇLÜDÜR
230 Okunma.
07 Aralık 2019
AŞKLA YAPILAN SANAT…
219 Okunma.
30 Kasım 2019
Antalya’nın lezzeti
235 Okunma.
23 Kasım 2019
Öğretmenler Günü
305 Okunma.
16 Kasım 2019
Ve hayal gücü sevgiyle birleşir
433 Okunma.
09 Kasım 2019
KÖTÜ KALPLİLİK
636 Okunma.
02 Kasım 2019
HAYAL ET…
590 Okunma.
26 Ekim 2019
Sabah, öğlen aç karna YÖREX
424 Okunma.
19 Ekim 2019
Yaz bitti
481 Okunma.
13 Ekim 2019
Başkanlık seçiminde sosyal medya etkisi: Obama örneği
426 Okunma.
06 Ekim 2019
İdeolojilerin popüler kültüre etkisi
413 Okunma.
28 Eylül 2019
Güzel insanlar tanıdım
418 Okunma.
22 Eylül 2019
İşini aşkla yapmak…
473 Okunma.
14 Eylül 2019
Ali Abim
570 Okunma.
07 Eylül 2019
HOŞ BULDUM…
898 Okunma.
Haber Yazılımı