301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
05 Nisan 2019 - Cuma 09:36 Bu yazı 604 kez okundu
 
MUTLULUĞUN DİPLOMASI YOK
ÖMÜR ÜNAL
akdyeniyuzyil
 
 

Üzüm karası güzel gözlerini gözlerime odaklayan güzel kızım “büyüyünce ne olayım anneciğim?” diye sordu. Sorusunda gelecekle ilgili ümitsizlik, sınav sistemlerinin istikrarsızlığından kaynaklanan endişe vardı. Ne olmalıydı? Ne yapabilirdi? 16 yaşında geleceğin  “olabilme”  yükünü omuzlarına alan masum genç kız. Kızım gibi daha nice genç kızlar, genç delikanlılar var…

Bir yandan iyi bir gelecek, refah düzeyi yüksek bir hayat yaşama isteği, bir yandan toplumun hatta ebeveynlerin çocuklar üzerine yaptıkları ağır baskı…  Zaten “kim ne der?”,  “kim nasıl beğenir?” ile geçen hor kullanılmış ömürlerimiz varken, bu misyonu şimdi de çocuklarımıza yüklemek ne kadar adil? İnsanın dünyaya geliş amacı, illâ ki kariyerli meslek sahibi olmak mıdır? Herkes doktor, herkes pilot, herkes avukat olamaz ki. Toplumda sosyal yaşantılarımızın devamlılığında her mesleği icra eden kişilere ihtiyacımız var. Hepimizin çocuğu mühendis olursa sabah simidini kimden alacağız?  Herkes mali müşavir olursa sevdiklerimize özel günlerde çiçekleri kim götürecek? Üstelik geleceğini 180 dakikalık bir sınava bağladığımız gençlerimize karşı ne kadar adaletliyiz?  Bize ne kadar adaletli olundu? Eğitim sistemi adını verdiğimiz eğitim sistemsizliğinin içinde daha kaç kuşak heba olacak? Gençlerimizin hayalleri ve yetenekleri daha ne zamana kadar test kutucuklarında karalanacak? Olmayı istedikleri ile olmak zorunda kaldığı hayatların arasına daha kaç kuşak sıkışacak? Ve daha ne kadar zaman ebeveynler kendi olamadıklarını çocuklarına oldurmaya uğraşacaklar. Okul çağında, özellikle de derslerinden bir müddet kopma eğilimi gösterdikleri ergenlik dönemlerinde elbette çocuklarımızla daha çok ve birebir ilgilenip gerekli imkânları gücümüz nispetince sunacağız. Bunlar anne baba olarak görevlerimiz, topluma kaliteli insan yetiştirmek adına ödevlerimiz. Lâkin haddinden fazla yaşanan ve yaşattırılan hırs, başarı yerine başarısızlık ve en üzücüsü de mutsuzluk getirir.

Gözleri gözlerimde cevap bekleyen kızıma cevabımı verdim “mutlu ol” dedim… Büyüyünce sen “mutlu ol kızım” dedim. İlk başta beni ciddi cevap vermeye davet eden bu akıllı milenyum kuşağı, sonra ne demek istediğimi gayet iyi anladı. Elbette doktor olmanı isterim ya da avukat, fakat mutsuz bir doktor olarak yaşantını sürdürmektense mutlu bir kitapçı ol, mutsuz bir mühendis olacağına mutlu bir kırtasiyeci ol… Bize sunulan yaşam süresi, mutsuz olacak kadar uzun değil, mutsuz olup başkalarını da mutsuz edecek kadar adaletsiz değil… Gerçek başarı;  hak yemeden, haksızlık etmeden, vicdan azabı çekmeden, kendinden utanmadan yaşamak ve ayaklarının üzerinde kendi başına durabilmektir. Bırakalım çocuklarımız önce insan olsunlar, mutlu olsunlar, mutlu etsinler... Hayat bu yazıdan bile daha kısa…

Sevgilerimle…Mutlu kalın….

 
Etiketler: MUTLULUĞUN, DİPLOMASI, YOK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı