301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
04 Ağustos 2020 - Salı 15:59 Bu yazı 185 kez okundu
 
İYİLEŞTİRİLME ZAMANI
Miraç Uzundal
 
 

“İstanbul Sözleşmesi Yaşatır.” Günlerdir her yerde defalarca karşınıza çıkan bu cümle

aslında içerisinde çok anlam barındırıyor. Son yaşananlardan sonra kadınlar artık, sadece
var olma ya da iyi ve güvende olma değil aynı zamanda görülme, duyulma, bir şeyleri
değiştirme mücadelesi vermeye başladı.
Mevcut işleyişin düzelebilmesi ile ilgili umut ışığı olarak görülen bu sözleşmenin temel amacı;
şiddetten nitelikli cinsel suçlara kadar kadınlara karşı işlenen bütün suçların ve her türlü
ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınların haklarını güvence altına
almak. On sekiz yaşından küçükleri de aynı şekilde kapsayan İstanbul Sözleşmesi,
kadınların maruz bırakıldığı fiziksel yahut ruhsal orantısız güç uygulamalarından
kurtulabilmesi için var olan yargı sistemini iyileştirebilecek bir sözleşme. Aynı şekilde
kadınlara karşı şiddet uygulanmasıyla mücadele eden, zor durumlarda ki kadınlara yardım
amacıyla kurulan sivil toplum kuruluşlarını da destekleyen nitelikler içermekte ve toplumun
bilinçlendirilmesi, eğitilmesi, iyileştirilmesi açısında da çalışmaları desteklemekte. Suçların
cezalandırılması kadar ikincil mağduriyetlerin engellenmesi de hayati önem taşıyan bir
durum. Ayrıca içerisinde mağdur kadın ya da çocuklara sağlanacak zihinsel, ruhsal, fiziksel,
maddi ve manevi destek hizmetleriyle ilgili de düzenlenmelerde bulundurmakta.
İstanbul Sözleşmesi sadece fiziksek şiddet, nitelikli cinsel suçlarla mücadeleyi değil aynı
zamanda; zorla evlendirme, psikolojik ve ekonomik şiddet, taciz amaçlı takip, tehdit, taciz,
risk değerlendirmesi, uzaklaştırma emirleri, koruma talepleri, hukuki yardım gibi konularda da
büyük iyileştirmeler getirmekte. Bu sözleşme esasına göre görülecek davalarda hafifletici
nedenlerin yerini cezayı ağırlaştırıcı koşullar alabilecek, yardımcı olmak ya da suça
yeltenmekte suç olarak kabul edilebilecek. Ama en güzeli de, kültür, töre, namus, din,
gelenek gibi kavramlar suça gerekçe olarak kabul edilmeyecek. Hani ahlak, edep, namus
denilince aklına sadece kadınlar gelen, namusu yalnızca kadınlarda arayan ama özünde
kendisi ahlak yoksunu olduğu için suçları normalleştiren bir kesim var ya işte belki bu
vesileyle onlarda bu kavramların kadın erkek demeden “insan” için geçerli olduğu gerçeğiyle
yüzleşebilecekler.
Peki, o zaman bu sözleşme neden bu kadar tartışılıyor diye düşünürsek de cevabı sanırım
ataerkil bir toplum modelinden geliyor oluşumuz. Bu sebeple de kadınların daha aşağı
düzeyde olduğunu düşünen bir toplumun kadınların ve erkeklerin klişeleşmiş rollerine dayalı
ön yargılarını yıkmak, töre, gelenek ve benzeri isimler altında kalıplaştırılmış davranışların
dışına çıkmak, eşitliğini sağlamaya çalışmak kolay değil. Kabul görmesi ve uygulanması
zaman alacaktır elbette ancak yaşanılan vahşetlerin durdurulabilmesi için bir yerlerden de
başlanmak zorunda artık.
Kaldı ki hali hazırda karşınızdaki insanın hak ve özgürlüklerine saygı duyuyorsanız, kendi
duracağınız yeri biliyorsanız, insani değer yargılarına sahipseniz bu sözleşmenin
uygulanması hayatınızda hiçbir şeyi değiştirmeyecektir zaten. Ama illa ki de “ahlaki nedenler”
başlığı altında sözleşmenin uygulamaya konmasını engelleyen unsurların mevcut olduğu
düşünülüyorsa da o zaman her gün yeni bir kadın vahşetini gördüğümüz şu zamanlarda bu
sözleşmenin yerine gelebilecek yeni düzenlemeler yeni çözüm yolları üretilebilmelidir.
Çünkü yeryüzünde ki hiçbir şey bir kadının, bir çocuğun yaşam hakkından, ruhsal ve
bedensel güvenliğinden daha önde olamaz.

 
Etiketler: İYİLEŞTİRİLME, ZAMANI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Eylül 2020
Vicdan Terazisi
55 Okunma.
11 Eylül 2020
Kelebek Etkisi
83 Okunma.
04 Eylül 2020
Eylülde Gel
120 Okunma.
28 Ağustos 2020
Kullanma Kılavuzu
103 Okunma.
23 Ağustos 2020
El Verin Hayata Tutunsunlar
125 Okunma.
25 Temmuz 2020
YARGI MAKİNELERİ
268 Okunma.
21 Temmuz 2020
Neyi Bekliyoruz?
168 Okunma.
03 Temmuz 2020
Yasaklarla nereye kadar?
195 Okunma.
01 Temmuz 2020
Sınırlar ve ihlaller
192 Okunma.
29 Haziran 2020
YALANCI BAHAR
155 Okunma.
27 Haziran 2020
RÜZGAR
156 Okunma.
05 Haziran 2020
Normalleşemeyenler
417 Okunma.
01 Haziran 2020
Bu Son Olsun
222 Okunma.
31 Mayıs 2020
Ayna Ayna Söyle Bana
156 Okunma.
27 Mayıs 2020
Güzel Ve Çirkin
226 Okunma.
08 Mayıs 2020
Lordlar Kamarası
322 Okunma.
04 Mayıs 2020
İkinci Yeni Dönemi
207 Okunma.
17 Nisan 2020
Açlık Oyunları
538 Okunma.
10 Nisan 2020
Balonları Uçurun
251 Okunma.
03 Nisan 2020
Biraz daha bilinç
266 Okunma.
27 Mart 2020
Özlenen zamanlar
220 Okunma.
20 Mart 2020
EVİM GÜZEL EVİM
300 Okunma.
13 Mart 2020
Geldi Corona Ayları
247 Okunma.
06 Mart 2020
Kirli Beyaz
312 Okunma.
27 Şubat 2020
Robin Hood Kimmiş?
285 Okunma.
21 Şubat 2020
Yol Halleri
314 Okunma.
14 Şubat 2020
Valentine’sDay Lobisi
269 Okunma.
07 Şubat 2020
Yaşayarak Öğrenen Bir Toplumuz
282 Okunma.
31 Ocak 2020
Her Yol Yolcusuna Güzel
332 Okunma.
24 Ocak 2020
Zamanın Küresi
333 Okunma.
17 Ocak 2020
Küçük Harfler İncitmezler
343 Okunma.
10 Ocak 2020
Tabiatın sesini duyuyor musunuz?
460 Okunma.
03 Ocak 2020
Asgari Ukdeler
423 Okunma.
27 Aralık 2019
Yüzü Yok Etiketi Var
536 Okunma.
Haber Yazılımı