301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
11 Ocak 2021 - Pazartesi 14:52 Bu yazı 202 kez okundu
 
İçine doğmak
Miraç Uzundal
 
 

  Bir sene daha geçti gitti. Yeni umutlar ve hayallerle karşıladık gelen yılı. Peki, ne oldu? Hayalleri, dilekleri bilemem ama gerçekler yeni yılda da yüzümüze tokat gibi çarpmaya devam etti. Kadınlar için gelenin gidenden hiçbir farkı olmadı maalesef. Yine, yine ve yine gözümüzü yeni kadın katledilişlerine, vahşetlere, insanlıktan nasibi alınmamış suçlara açtık.

 

  Anlaşılan adalet bu sene de buralara pek uğramayacak. Her şeye rağmen hayata tutunmaya çalışan, yaşamak isteyen, özgürlüklerini ya da haklarını arayan kadınlar yine savaşlarında tek başlarına mücadele edecekler. Tabi sağ kalmayı başarabilirlerse. Zaten hali hazırda olan adalet algısı bile arzulanandan o kadar farklı ki. “Adalet yerini bulsun” dediğimizde direkt akıllara suçlu hak ettiği cezayı alsın olgusu geliyor artık. Evet, alsın. Daha doğrusu alabilsin! Lakin asıl adalet katilleri cezalandırmadan önce maktullerin, maktul olmasını engellemek değil mi? Gerçek adalet, eşit can, mal ve hak güvenliği ile yaşayabilmek değil mi? Bir can gittikten sonra gelen adalet gerçekten adalet mi? Kaldı ki o da gelirse.

 

  İyi hali, pişmanlığı, tahrik bahanelerini geçtim pandemi şartlarını bile öne sürüp cezaları azaltıp azaltıp, sonrada topluma geri salmıyor muyuz zaten? Suçun yanına kar kalmasını geçtim, ruhsal ve zihinsel olarak toplumda yeri olmayan, yaptığı dışında yapacakları da göz önüne alınması gereken kaç kişi yeniden aramıza bırakılmıştır kim bilir. Kurbanları korumayı başarmayı geçtim, aynı yere defalarca yeniden yıldırım düşmesini engelleyebilirsek o bile bir başarı artık.

 

  Adalet, eşitlik istendiğinde bunun yaşam hakkıyla ve hayatı idame ettirme koşullarıyla ilgili olduğunu bir türlü kavrayamayan kesimin kadın ve erkeğin eşitlenemeyeceği alanlarla ilgili pek çok aforizması var her daim. Sanki biz fiziksel ya da mental bir eşitlikten bahsediyormuşuz gibi. Yaradılışların farklı olması değil ki sorun, asıl sorun bu farklılıkların yaşam koşullarına yansıyan halleri. Yoksa hayata eşit başlamadığımız zaten gün gibi ortada.

 

  Erkekler hayatları boyunca girdikleri çoğu kavgayı kendilerine, şartlarına, boyuna posuna, güçlerinin yettiklerine göre seçerken, kadınlar zaten daha en başından kavganın içine doğuyorlar. Kendilerini bilmeye başladıkları andan itibaren bir var olma, hayata tutunma, ayakta kalma savaşının içerisine atıyorlar. Yaşamaya buradan başlıyorlar

 

  Bu mücadelede şartları daha da zorlaştırmak niye? Kadınlara, çocuklara hatta artık hayvanlara bile beslenen bu öfke, kin, nefret neden?  Ne zaman dur denilecek bu vahşetlere? Bir şeyleri görmek, anlamak, değiştirmek için yeterince kayıp vermedik mi hala? Kesinlikle verdik! Ve bir yerlerden başlamak zorundayız artık. En azından kendi kafamızda ki eşitlik algısını gözden geçirerekbile kendimizi için güzel bir adım atabiliriz. Çünkü bu gerçekten bir takım oyunu. Ve kadınların bu var olma savaşında erkelerin desteğine de ihtiyaçları var. Bir kez gelebildiğimiz bu hayatı, hakkıyla yaşamak dururken ne kendimiz ne de bir başkası için zorlaştırmayalım artık.

 
Etiketler: İçine, doğmak,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Ocak 2021
Aşılama dönemi
194 Okunma.
21 Aralık 2020
Küflenen kelimeler
220 Okunma.
11 Aralık 2020
Susma ki bitsin
189 Okunma.
10 Aralık 2020
Susma ki bitsin
160 Okunma.
04 Aralık 2020
Hani çocuk da yapıyorduk kariyer de?
212 Okunma.
27 Kasım 2020
Zorla güzellik olmuyor
165 Okunma.
20 Kasım 2020
Hazırsak başlıyoruz
154 Okunma.
13 Kasım 2020
Pelerinsiz kahramanlar
152 Okunma.
06 Kasım 2020
Dersimiz insanlık
153 Okunma.
30 Ekim 2020
OYUNUN KURALI
164 Okunma.
23 Ekim 2020
KALBİN AYNASI GÖZLER
192 Okunma.
16 Ekim 2020
Terazi şaşıyor mu?
203 Okunma.
09 Ekim 2020
Kabuğunu Kır
243 Okunma.
02 Ekim 2020
Gülümse Çekiyorum
289 Okunma.
25 Eylül 2020
Fırtına Biçmeyelim
240 Okunma.
18 Eylül 2020
Vicdan Terazisi
209 Okunma.
11 Eylül 2020
Kelebek Etkisi
210 Okunma.
04 Eylül 2020
Eylülde Gel
199 Okunma.
28 Ağustos 2020
Kullanma Kılavuzu
189 Okunma.
23 Ağustos 2020
El Verin Hayata Tutunsunlar
196 Okunma.
04 Ağustos 2020
İYİLEŞTİRİLME ZAMANI
280 Okunma.
25 Temmuz 2020
YARGI MAKİNELERİ
348 Okunma.
21 Temmuz 2020
Neyi Bekliyoruz?
241 Okunma.
03 Temmuz 2020
Yasaklarla nereye kadar?
309 Okunma.
01 Temmuz 2020
Sınırlar ve ihlaller
244 Okunma.
29 Haziran 2020
YALANCI BAHAR
203 Okunma.
27 Haziran 2020
RÜZGAR
208 Okunma.
05 Haziran 2020
Normalleşemeyenler
542 Okunma.
01 Haziran 2020
Bu Son Olsun
299 Okunma.
31 Mayıs 2020
Ayna Ayna Söyle Bana
233 Okunma.
27 Mayıs 2020
Güzel Ve Çirkin
340 Okunma.
08 Mayıs 2020
Lordlar Kamarası
402 Okunma.
04 Mayıs 2020
İkinci Yeni Dönemi
259 Okunma.
17 Nisan 2020
Açlık Oyunları
635 Okunma.
10 Nisan 2020
Balonları Uçurun
324 Okunma.
03 Nisan 2020
Biraz daha bilinç
323 Okunma.
27 Mart 2020
Özlenen zamanlar
297 Okunma.
20 Mart 2020
EVİM GÜZEL EVİM
388 Okunma.
13 Mart 2020
Geldi Corona Ayları
313 Okunma.
06 Mart 2020
Kirli Beyaz
383 Okunma.
27 Şubat 2020
Robin Hood Kimmiş?
342 Okunma.
21 Şubat 2020
Yol Halleri
372 Okunma.
14 Şubat 2020
Valentine’sDay Lobisi
333 Okunma.
07 Şubat 2020
Yaşayarak Öğrenen Bir Toplumuz
336 Okunma.
31 Ocak 2020
Her Yol Yolcusuna Güzel
398 Okunma.
24 Ocak 2020
Zamanın Küresi
386 Okunma.
17 Ocak 2020
Küçük Harfler İncitmezler
404 Okunma.
10 Ocak 2020
Tabiatın sesini duyuyor musunuz?
556 Okunma.
03 Ocak 2020
Asgari Ukdeler
496 Okunma.
27 Aralık 2019
Yüzü Yok Etiketi Var
710 Okunma.
Haber Yazılımı