301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
11 Nisan 2019 - Perşembe 09:35 Bu yazı 125 kez okundu
 
“HOŞT”
Hakan Çırak
 
 

Seçim biter. Kaybeden gider ve kazanan görevi devralır.Bundan sonra gazeteci olarak yapmamız gereken gelenin çalışmalarını takip etmek. İyi çalışmaları alkışlamak, yapılmayanları dile getirmek ve kötü gördüğümüz şeyleri eleştirmek.Bu gerçekten gazetecilik işini yapan kişilerin izleyeceği bir metod.

Ne yazık ki memlekette bir  “besleme basın” sorunu var. Bunların ortak özelliği her şart altında kendine “yal” veren eli yalamaktır. Bu yalakalar bir de kendilerine duayen gazeteci kisvesi uydururlar.

Duayenlikleri sanıyorum ki; birçok belediye kuruluşundan, hiç gitmeden “bankamatik” her ay binlerce lira danışmanlık ücreti almalarında kaynaklanıyor. Elbette, danışmanlık ücretini hak edecek şekilde çalışanlara sözümüz olamaz.

Gerçek bir gazeteci; bir kişiyi,kurumu  suçluyorsa afaki,sokak dedikodusu tarzında ve yuvarlak şeylerle suçlamaz. Elinde bilgi ve belge olur. Bu en temel gazetecilik prensibidir.

Mesela Yeniyüzyıl gazetesinin seçim öncesi yaptığı haberler gibi. Karşıdaki tekzip bile gönderemez. Neden? Yapılan haberlerin  kapı gibi belgeleri vardır.

Ama az önce ifade ettiğim gibi eğer besleme basın iseniz, işte o zaman her çürük elmanın yaptığını yaparsınız. Efendiniz seçimi kaybedince  utanmadan sağa sola çamur atar, pisliğinizi bulaştırmaya çalışırsınız. Ve seçimi kaybeden başkanın aleyhine haber yapanları hedefe koyar döşenirsiniz..!

Konu bellidir.Köşelerinde birilerini kaybeden başkandan  rüşvet istemiş ve alamadıkları içinde,  aleyhine haberler yapmışlardır.

 Kimdir bu para isteyen ahlaksızlar?

İsim vermezler ama tam adrese teslim tanımlarlar. Enini,boyunu,kilosu,göz rengini verirler de bir tek ismini söylemezler.

Elbette o yazıyı yazan kadar “ahmak ve satılık ” olmayan muhatabı aradığında da, yazdığı şeyleri inkar eder.

Çünkü yazdıkları iftiradır.Belgesi yoktur. Gerçek haberlerden canı canan birileri talimat vermiş o da gereğini yerine getiriyordur.

Yıllardır yal yediği ele minnettardır. Dahası “Yazdığının arkasında duracak omurgadan yoksun”dur.

Arandıklarında ve kardeşim bu yazdıkların ne? Denildiğinde ilk sözleri şu olur,  “ben seni kastetmedim” ...Senin sıfatına, kalıbına,olmayan adamlığına tüküreyim.

Zira karşıdakini suçladığı şeylerin aslı astarı yoktur ama “kendisinin belediye şirkerlerinden yıllarca yal yalayıp,beslendiğinin” belgeleri, belediye muhasebe kayıtlarında vardır.

Böylelerine söylenecek tek söz kalır. Hooşştttt. Kendi başını ye!

Sağlıcakla kalın...

 

 
Etiketler: “HOŞT”,
Yorumlar
Haber Yazılımı