301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
20 Mart 2020 - Cuma 16:22 Bu yazı 103 kez okundu
 
EVİM GÜZEL EVİM
Miraç Uzundal
 
 

Önceki yazılarımın birinde paylaşmıştım “Yaşayarak öğrenen bir toplumuz” diye.  Aradan geçen zaman ne yazık ki bu görüşümü daha benimseme sebep oldu.  Keşke diyoruz, keşke bazı şeyleri söylenince ciddiye alabilsek, görünenleri tam olarak kavrayabilsek. O zaman belki içinde bulunduğumuz bu rehavet hali ağır sonuçlara neden olmadan bitip gidebilir.
Bir şeyleri tam başında yakaladık derken, bu sefer ağır bedeller ödemeden atlatırız diye umutlanırken yine, yine ve yine aynı noktadan kilitli kalıyoruz. Sorumsuzluk ve tedbirsizlik. Sanki bu zamana kadar ihmaller yüzünden onlarca kötü şeyi başımıza getirmemişiz gibi hala bu huyumuzdan vazgeçemiyoruz.

 

Çok basit kurallara uymak konusunda bile bu kadar direnç göstermemiz bazen gerçekten yorucu ve yıkıcı olabiliyor. İstenen şey aslında çok net ve başka zaman birçok kişinin hayali olduğunu iddia ettiği bir eylem.  Evinde kalmak… Herhangi bir görev ve sorumluluk beklenmeden, hiçbir şey düşünmeden, yorulmadan öylece durup evinde zaman geçirmek, hatta kendisine zaman ayırmak.

 

Ama bu durum nedenini anlayamadığım bir şekilde o kadar farklı algılandı ki insanlar sanki hapis cezası veriliyormuş gibi psikoloji içine girdi. Daha da kötüsü sanki bu önemler en başta kişinin kendi hayatını koruma altına almayacakmış gibi lütufkâr bir tavırla sosyal hayatını askıya almayı reddetmeye başladı. Güzel kardeşim iyi de sen izole kalarak benden de önce kendi sağlığını koruyorsun. Yani ben iyi olayım diye sen belirli bir süre hayatını daha sakince yaşayacak değilsin. Unutulmamalıdır ki alınan her önlem en önce kendimizi korumak içindir. 
Kaldı ki kendi can güvenliğin kadar başkalarınınkini düşünmekte bir sosyal sorumluluk ve vicdan borcudur. Bu dönemin sonrasında başkasını düşünecek vicdan ve duyarlılık seviyesine gelip, empati yeteneğimizi aktive edebilirsek de ne alâ tabi. Virüs temizlikten sonra bize unuttuğumuz başka şeyleri de hatırlatmış olur böylece. 
Yaşamak hepimiz için çok değerli, her can kıymetli o nedenle bu hastalık hala daha kontrol edilebiliyorken lütfen ama lütfen söylenen kurallara uyalım. Önce kendi sağlığımız sonra sevdiklerimiz ve diğer tüm insanlar için. 

 

MECBUR KALMADIKÇA EVDEN ÇIKMA.
HİJYEN KURALLARINI AKSATMA.
TOPLU ALANLARDA BULUNMA.
GEREKLİ OLMADIKÇA SAĞLIK KURULUŞLARINA GİTME.
PANİĞE KAPILIP KİMSENİN HAKKINI YAĞMALAMA.

 

Kelebek etkisi, karma, ilahi adalet, hangisinin tecelli edeceğine inanıyor olursak olalım değişmeyen bir döngü var. Senin yaptığın her şey yine sana gelecek. Sen başkasına bulaşmasına sebep olursan, senin sevdiğin birini de başka birisi hastalığı taşıyacak.
O nedenle lütfen ama lütfen uyarılara kulak verelim. Çoğunluk evinde sıkılsın diye sağlığını riske atarak çalışmaya devam eden meslek gruplarına mensup kişilerin güvenliğini sağlamakta bizim görevimiz. Ve eminim ki hepimizin okuyacağı kitaplar, seyredeceği filmler, dinleyeceği şarkılar, yazacağı hikâyeler, yapacağı bir şeyler vardır. 
EVDE KAL !

 
Etiketler: EVİM, GÜZEL, EVİM,
Yorumlar
Haber Yazılımı