301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
08 Eylül 2019 - Pazar 14:41 Bu yazı 288 kez okundu
 
Arap Baharı’nda sosyal medyanın rolü
Emre BURÇAK
akdyeniyuzyil
 
 

Bir başka deyişle “Twitter Baharı” olarak da adlandırılan Arap Baharı ilk olarak 17 Aralık 2010’da Tunus’ta bir seyyar satıcı olan işsiz üniversite mezunu Muhammed Bouazizi’nin tezgâhına el konulması nedeniyle kendisini ateşe vermesi sonucu ortaya çıkmıştır. Ülkede yaşanan adaletsizlik, işsizlik ve yoksulluk gibi durumlara karşı sokaklara dökülen Tunus halkı başkanın ülke dışına kaçmasını sağlamıştır. Halkın zaferiyle sonuçlanan hareketler Tunus’la sınırlı kalmayarak benzer yapılara sahip olan diğer Arap ülkelerine de sıçramıştır. Tunus’un yanı sıra, Cezayir, Mısır, Libya, Bahreyn, Ürdün ve Yemen gibi ülkeler Arap Baharı etkisinin şiddetli bir şekilde görüldüğü yerler olmuştur.

Buazizi’nin belediye binası önünde üzerine benzin dökerek kendisini ateşe vermeden önce sarf ettiği, “yoksulluğa son, işsizliğe son” sözleri Yasemin Devrimine kadar giden yolu tetiklemiştir. Tunus’ta yankı bulan bu söylem, ülkedeki 23 yıllık Zeynel Abidin Bin Ali rejiminin sona ermesine neden olan ayaklanmaların başlamasına neden olmuştur. Noonan, bu isyanların alt yapısını oluşturan temel nedenleri, işsizlik, enflasyon, siyasi yozlaşma, ifade özgürlüğü, usulsüzlükler ve kötü yaşam şartları olarak özetlemektedir.

Özellikle Arap rejimlerinin uyguladığı baskıcı tutumdan rahatsızlık duyan halk bu ayaklanmalara büyük ilgi göstermiş ve sesini duyurarak sorunlarını aktarmak için Twitter üzerinden çeşitli bölgelerde örgütlenmiştir. Twitter’ın birleştirici özelliğini kullanan Arap ülkeleri, Afrika ve Orta Doğu bölgelerinde hâkim olan baskıcı rejimlerin kırılmasına öncülük etmiştir.

Arap Baharı hareketinin yönetilmesi ve halkların organize edilmesinde bilişim teknolojilerinin kullanımının etkisi açık bir şekilde görülmüştür. Sosyal medya, özellikle baskın rejimlerin korkusu haline gelmekte ve toplumsal hareketlerin yaşandığı ülkelerde en önemli enstrümanlardan biri olarak değerlendirilmektedir. Arap Baharı sürecinde yaşanan olaylar sosyal medya aracılığıyla tüm dünyaya duyurulmuş ve uluslararası arenada yankı uyandırarak takibe alınmıştır. Gelişmeler sonrası kimi diktatörler koltuklarını bırakıp kaçmak zorunda kalırken kimileri ise hakların geliştirilmesi konusunda taahhütlerde bulunmak durumunda kalmışlardır.

Yeni medyanın altını çizerek dünyada dengeleri değiştiren Arap Baharı, sosyal medya kullanımı açısından birçok aktiviste de yol gösterici bir örnek olmuştur. Sosyal mecralarda geliştirilen fikirler platformlara göre çeşitlendirilmiştir. Örneğin dünyaya sesini videolarla duyurmak isteyenler YouTube kanallarını etkin bir şekilde kullanırken Facebook ise organize olmak ve etkinlik planlamak açısından aktif bir şekilde kullanılmıştır. Twitter’da oluşturulan hashtagler üzerinden kendi aralarında ve dış dünyaya yönelik bilgi akışını sağlayan eylemciler her platformda amacına uygun olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Bu etkin sosyal medya kullanımı özellikle ardından gelecek olan toplumsal hareketlere de ışık tutması bakımından önemlidir.

Arap Baharı sürecinde, Mısır lideri Hüsnü Mübarek’in istifasının gerçekleştiği hafta boyunca dünyada gönderilen toplam tweet oranı bir günde 2 bin 300’den 230 bin’lere kadar yükselmiştir. Protestoların ve politik tartışmaların bulunduğu videolar kısa süre içerisinde viralleşerek en çok izlenen ilk 23 video toplamda 5,5 milyon kez görüntülenmiştir.

Bu ayaklanmalar sadece sosyal medya üzerinden toplumların bir araya gelerek rejime eleştirel eylemlerde bulunmasıyla sınırlı kalmayacak kadar büyük etkiler bırakmıştır. Diktatör rejimlere karşı adeta bir darbe niteliği taşıyan bu örgütlenmeler sosyal medyanın istendiği zaman tarih kitaplarında yerini alacak olan olaylara öncülük edecek kadar önemli bir mecra olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Sosyal medya, Arap Baharı sürecinde protestocuların doğru bir şekilde örgütlenmesi ve taleplerinin tüm dünyada görünür hale gelmesi açısından iki önemli görev üstlenmiştir. Bu iki görev de otoritelere yakalanmadan, sessiz bir şekilde işlenmiştir. Bu noktada başvurulan Facebook, Twitter, YouTube ve Flickr gibi sosyal medya araçları bir taraftran aktivistleri gözden uzak tutarken diğer taraftan da hızlı bir biçimde mobilize olmalarını sağlamış ve aktivistler için adeta bir arka sokak işlevi görmüştür. Bu bağlamda Arap Baharı yöntemleri açısından eski, aktörleri ve araçları açısından yeni bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.

İnternetin Arap coğrafyasındaki etkin kullanımı halk hareketlerinin birçok kesim tarafından da desteklenmesini sağlamıştır. Sosyal medya sadece Arap halkının çektiği toplumsal sıkıntıların aktarımını sağlamamış, bunun yanı sıra siyaset ve toplum ilişkisinin de yeniden şekillendiği bir ortam hazırlamıştır.

 
Etiketler: Arap, Baharı’nda, sosyal, medyanın, rolü,
Yorumlar
Haber Yazılımı