301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
18 Şubat 2020 - Salı 19:52 Bu haber 241 kez okundu
 
Türel gerçeği yansıtmıyor
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer ile Başkan Başdanışmanı Cem Oğuz, Konyaaltı Sahil İşletmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sürecin henüz yargıda olduğunu belirten Tuncer, kamu hakkını savunacaklarını kaydederken Oğuz ise Menderes Türel’in açıklamış olduğu hak edişlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi
Gündem Haberi
Türel gerçeği yansıtmıyor

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer ile Başkan Başdanışmanı ve ANTEPE Yönetim Kurulu Başkanı Cem Oğuz, Konyaaltı Sahil Projesi ile ilgili eski başkan Menderes Türel’in yapmış olduğu açıklamaların ardından basın toplantısı düzenleyerek konuya son noktayı koydu. Konyaaltı Sahili İşletme İhalesi’nin iptali üzerine bölgede bulunan alt kiracılarla yapılan toplantıda sarf ettiği sözler çarpıtılarak algı yaratılmaya çalışılan Tuncer, toplantıda gizli olarak alınan ses kaydını görüntüleriyle birlikte kamuoyuyla paylaştı. Başkan Muhittin Böcek’in talimatıyla yapılan resmi bir toplantıda konuştuğunu dile getiren Tuncer, “Bu toplantıda başkanlığımızın aldığı kararların sebepleri ve içeriği hakkında bilgi verilerek süreçle ilgili bundan sonra belediyemizce ihaleye çıkılacağı, alt kiracılarla hukuki bir bağlantımızın bulunmadığı, yönetimin henüz kesin bir karar almadığı bildirilmiştir.  Buradaki amacın alt kiracıları mağdur etmek olmadığı açıklanarak yasal imkânlar ölçüsünde alt kiracıların da mağdur edilmeyeceği hakkında bilgi verilmiştir. Mağduriyetleri duymamız üzerine belediyemizin alacağı karar ile belki bir süre belediye şirketlerimizden birinin burayı geçici olarak işletebileceği, daha sonra mevzuat gereği bir ihalenin yapılacağı aktarılmıştır. Hatta ihalenin yerel değil ulusal çapta bir duyuru ile herkesin katılabileceği bir ihale olarak planlandığı ancak kararın tarafımdan alınamayacağı, yetkili organlarca karar alındıktan sonra onlara bilgi vereceğimiz ve tekrar toplantıya çağıracağımız iletilmiştir” diyerek hakkında çıkan iddialara yanıt verdi.

 

“DENETİMİMİZ DEVAM EDECEK”

 

Konyaaltı Sahili’nin halkın ortak kullanımında bulunan halka açık bir alan olduğunu söyleyen Tuncer, “Halkımız adına sahilimizin işletmesinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak işletilip işletilmediğini denetleme yetkisi Büyükşehir Belediyesi’ne aittir. Nitekim taraflar arasında imzalanmış olan kira sözleşmesinin 9.7’nci maddesinde kiracı bu yetkinin biçimini ve zamanını kısıtlayamayacağını önceden kabul etmiş, idarenin yetkili elemanlarını kabul etmek ve kiralanan alanın her tarafını gezdirmek ve denetlenmesine izin vermekle yükümlü olduğunu açıkça belirlemiştir. Denetim ve gözetim yetkisi Belediyemiz adına olması gereken yetki ve sorumluluktur. Alkoçlar da belediyemizin denetiminde ve kontrolünde bir firmadır. Sahil işletmesini mevzuata uygun olarak her kim alırsa bu denetim ve gözetim yetkisi devam edecektir ve kamu adına devam etmek zorundadır” şeklinde konuştu.

 

“ENCÜMENİN YETKİSİ YOK”

 

Konyaaltı Sahili ile ilgili yaşanan hukuki süreç hakkında da bilgilendirme yapan Tuncer, “19 Temmuz 2016 tarihindeki meclis toplantısında dönemin başkanı Menderes Türel tarafından buranın yap-işlet-devret modeliyle yapılacağı, belediyenin finans kaynaklarının yeterli olmadığı ifade edilerek alanların düzenlenmesi, yapılması, işletilmesi ve devredilmesi işinin 10+10+10 yıl olmak şartıyla 30 yıl kiraya verilmesi konusunda encümene yetki verilmesine karar veriliyor. Toplantı tutanaklarında üç yerde bu ifadeyi tekrarlıyor. Nitekim encümene verilen bu yetki kapsamında alınan meclis kararından sonra 17 Kasım 2016 ve 19 Ocak 2017 tarihlerinde söz konusu alanın iki kez yap-işlet-devret modeliyle ihaleye çıkarıldığı ancak katılımcı olmaması nedeniyle de ihalelerin gerçekleştirilemediği biliniyor. Bundan sonra yapım işinin belediye şirketlerinden olan ANTEPE A.Ş. tarafından yaptırılarak proje hayata geçirildi. Bu kapsamda süre ve işin şekli, modeli değiştiği için yeni bir belediye meclis kararı alınarak 28 yıl süreli işletme ihalesi yapılmasına ilişkin encümene yetki devri yapılması gerekirken bu yönde bir karar olmaksızın encümenin ihaleyi meclisten yetki almadan yaptığı tespit edilmiştir. 3 yıldan uzun süreli kiralama yetkisi ve 29 yıla kadar sınırlı ayni hak tesis etme yetkisi belediye meclisine aittir. Belediye meclisi açıkça yetki vermedikçe uzun süreli kiralama işlemi yapılması mümkün değildir” dedi.

 

“AKLA MANTIĞA SIĞMAZ”

 

28 yıl gibi uzun süreli kiralamanın sadece yap-işlet-devret modeli ile mümkün olabileceğini belirten Tuncer, “Yap-işlet-devret modeli ile yatırım maliyeti yüklenici tarafından gerçekleştirilen kiralamalarda yatırım maliyetinin karşılanması amacıyla yapılabilir. Yatırım için bir kuruş bedel harcamayan, sadece dükkânları teslim alıp kira toplamak üzere işleten bir kiracıya 28 yıl süre ile kiraya verilmesinin hiçbir akla, mantığa ve vicdana sığmayacağı açıktır” ifadelerini kullandı.

 

“ŞEFFAF DEĞİL”

 

Henüz daha mülkiye müfettişi raporunun Büyükşehir Belediyesi’ne tebliğ edilmemiş olmasına rağmen Türel’in yapmış olduğu açıklamada bu raporlara değindiğini hatırlatan Tuncer, “Eski yönetimin dün yaptığı toplantıda müfettişin siyasetle ilgisi olmayan ATSO’nun kiralamalarla ilgili rayiç bedel tespit raporu talep ettiğini, bu tespitin geçen hafta sonuçlandığını, ATSO gayrimenkul değerleme uzmanlarının bu kapsamda kiralanan ticari alanların çıplak arazi rayiç bedelinin 5 milyon 811 bin 882 TL, üzerindeki ticari ünitelerle birlikte 8 milyon 717 bin 481 TL olduğunun tespit edildiği bildirildi. Mülkiye müfettişinin incelemesi halen devam etmektedir. Raporun sonucu ya da müfettişin yaptığı araştırmalar belediyemiz ile paylaşılmamış, müfettişin yürüttüğü işlemler tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Yayınlanmamış bir bilgiye nasıl ulaşılabiliyor ben bunu sormak istiyorum. Bizler süreci bu kadar şeffaf götürmeye çalışırken kapalı kapılar ardında neler yapıldığını da kamuoyunun vicdanına bırakıyorum” dedi.

 

“KAFAMIZDA SORU İŞARETLERİ VAR”

 

Başkan Başdanışmanı ve ANTEPE Yönetim Kurulu Başkanı Cem Oğuz, işletme ihalesine değinerek, “Yap-işlet-devret modeli Türel tarafından tercih edilen bir modeldi. Tüm yapım işlemlerinin maliyetlerini o yapımcı veriyor bunun karşılığında da belirli bir süre işletiyor, işletirken de tüm işletme giderleri yapımcıya ait belediye de hemen işletmeye başladıktan sonra kira yardımı yapıyor. Yani belediye bir lira harcamadan iş bittikten sonra kira geliri elde ederek burayı belirli bir süre işletmeciye veriyor. Antalya’da 4 ayrı başkanın buna benzer örnekleri var. Buralarda tüm yapım maliyetleri işletmeciye verilerek belediyeden para harcanmadan 10 yıllık bir süreç belirleniyor. 10 yıl boyunca işletme giderleri yapımcıya ait bir şekilde işletilerek belediyenin para harcamadan gelir elde ettiği bir modeldir bu. Ancak burada 129 milyon 471 bin 934 TL yap-işlet-devret ile ihale edilemeyen proje aynı imalat ile bir yıl sonra 254 milyon 289 bin 127 TL ile nasıl ihaleye çıkabilir? İnşaat mühendisliği açısından kafamızda soru işaretleri var” diye konuştu.

 

“ANTEPE ARACI OLMUŞ”

 

ANTEPE’nin belediye ile yüklenici arasında aracılık yaptığını kaydeden Oğuz, “Belediyemiz 4 daire başkanlığı öncülüğünde 11 tane 21-b usulüne göre 11 tane de doğrudan temin yöntemine göre ihale yapıyor. 11 ihalenin 5’ini belediyemizin şirketi ANTEPE alıyor. ANTEPE bu 5 ihaleyi parçalara bölerek 19 tane 21-b’ye göre pazarlık usulü ihale yapıyor. 245 adet de doğrudan temin yöntemiyle iyice dallandırıyor. ANTEPE firması ne yazık ki bunların tamamını kendi yapmayıp alt yüklenicilere veriyor. Burada sıkıntılar var, bunlardan bir tanesi de şudur, açık ihale olması gerekirken 21-b pazarlık usulü tercih edilmesi. Yapım-hizmet-mal alımı aynı anda ihale edilemeyecek olmasına rağmen Konyaaltı ihalelerinde bu göz önünde bulundurulmamış. ANTEPE’nin aldığı 5 ihaleye baktığımızda 191 milyon 926 bin 418 TL +KDV’lik bir imalat gerçekleştirmiş. Ancak ANTEPE bu 5 ihaleyi kendi yapmayıp belediye ile diğer yükleniciler arasında sadece aracı olmuştur” şeklinde konuştu.

 

“AÇIKLANAN BELGELER GİRİŞ FİYATIYDI”

 

Gündemde sıkça yer alan bazı malzemelerin hak edişlerine değinerek Türel’in yapmış olduğu açıklamalara cevap veren Oğuz, “Sınır elemanı bu hak edişte 127 tane yapılmış 890 TL, yüzde 18 KDV’yi de koyarsanız bin 50 TL. Ancak başka bir hak edişte sınır elemanı bin 200 TL + KDV’den belediyeden alınmış. 725 tanesi de buradan alınmış. ANTEPE’nin kestiği faturada 870 liraya da aynı malzeme kesilmiş.  Belediye aynı imalat için ANTEPE’ye farklı farklı bedeller ödemiş. Sonuçta bunları sayılara bağlı olarak irdelediğimizde biz 890 TL’nin çoğunlukta olduğunu kabul ederek bu fiyatın üzerinden değerlendirdik. Biz bunların tekliflerini aldık bugünkü fiyatlarla KDV dâhil 53 TL. Bunu kendimiz de yapabiliriz dedik buradaki kalıbı imal ettik. Kalıbın maliyeti 400 TL. Seri bir üretim yaptığınız zaman çok cüzi bir rakamda kalıp maliyetini de koyduk. Kullandığımız malzemeyi toplu almadık, piyasadan aldık. Şu an tanesini 12 TL’ye mal ettik. Belediyemizin ALDAŞ gibi seri üretim yapabileceğimiz bir fabrikası var. Orayla da görüştüğümüz zaman seri üretime girersek, malzemeleri topluca ucuza alırsak bu rakamların daha da alta ineceği kaçınılmaz” dedi. Türel’in açıkladığı rakamlar ile kendi açıkladığı rakamlar arasında bir fark olduğu ve bunun neyden kaynaklandığına yönelik sorulan bir soruya da cevap veren Oğuz, “Eğer Türel’in söylediği rakamlar olsaydı oradaki kar marjı çok daha yüksek olabilirdi. Paylaşılan belgeler ANTEPE’ye giriş fiyatlarıydı. Ancak önemli olan ANTEPE’nin bir malı ne kadara aldığı değil belediyenin kasasından o mal için ne kadar ödediğidir. Bir kalemde kâr bir kalemde zarar etmiş olabilir. Önemli olan belediyeden ödenen bedeldir” diye konuştu.

 

PANORAMİK ASANSÖR SORUNU

 

Bölgedeki şikâyetlerin yüzde 20’sinin panoramik asansör ile ilgili olduğunu da aktaran Oğuz, “33 metrelik panoramik asansörün projesini hala bulamadık. ANTEPE şirketinde yok, alt yüklenicide yok, belediyede yok. Böyle bir asansörün güvenliğinden inşaat sistemine kadar çok dikkat edilmesi gerek. Su yalıtımı yapılmamış. Kış sezonunda içeriye su akıyor ve motorları arızalandırıyor. Su yalıtımı yapılmadığı gibi ısı yalıtımı da yapılmamış. Antalya’da 40 derecenin üzerine çıktığı an makine dairesinde bu yaz ölçtürdük temmuz ayında 100 santigrat derece sıcaklık vardı ve kart yaktık. Bu kadar kontrolsüz, denetimsiz bir imalat yapılmış. Bu ihaleler bittikten sonra ANTEPE şirketinin de yaklaşık 150 bin TL’lik gideri var” ifadelerini kullandı.

 

Halil Büyükayhan

Kaynak: Editör: Halil BÜYÜKAYHAN
Etiketler: Türel, gerçeği, yansıtmıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı