301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
22 Mayıs 2019 - Çarşamba 10:42 Bu haber 1300 kez okundu
 
Sanatıyla değer katıyor
İran Azerbaycanlısı Ressam Fotoğraf Sanatçısı Reza Artman, açtığı sergiler ve verdiği konferanslar ile fotoğrafa ve resme farklı dokunuşları ile dikkat çekiyor. Reza Artman, “Ben yaratılması bir daha mümkün olmayacak anları kaydetmeye çalışıyorum” dedi.
Haftanın Sohbeti Haberi
Sanatıyla değer katıyor

Resim ve fotoğrafa olan ilginiz nasıl gelişti, bugünlere geldi?

Mezun olduğum okulda ihtisas gördüğüm bölüm de resim, fotoğraf ve grafik hepsi bir aradaydı. Özellikle grafik çalışmalarım ve tasarımlarım da daha çok başarılıydım. Ancak Resim ve Fotoğraf sanatı her zaman dikkatimi çekmekteydi. Profesyonel olarak yürüttüğüm Grafik ve tasarım çalışmalarıma bir dönem ara verdikten sonra Resim çizdim, resimler yaptım. Çok değerli hocalarımdan ve eğitimcilerden özel dersler aldım. Onların anlatıları yol gösterişleri beni resimde de başarılı kıldı. Ancak yine içimde ükte kalan Fotoğrafçılık onu da özümsemem gerektiğini düşünerek Fotoğraf sanatının rotasını izledim. Elde edindiğim Resim ve Grafik tasarım tecrübelerimi bu kez Fotoğrafta değerlendirmeye başladım. Bu kombinasyon sonucunda baktım ki müthiş kareler ortaya çıkıyor. Çektiğim fotoğraflar ilgi görmeye, satın alınmaya başlandı. Fotoğrafa yöneldim ve bugünlere geldim

 

Türkiye’de ki sergilerinizi anlatır mısınız?

Türkiye’nin dört bir yanını karış karış dolaştım. Ancak yine de gidemediğim ve görmek istediğim onlarca yöre ve tarihi yer var. Oralara da kısa zamandı ziyaret edeceğim. Yaptığım bu ziyaretlerde efsane ve müthiş kareler ortaya çıktı. Yani anda bulunmak ve o anda olmak en güzel kareleri ortaya çıkarıyor. Ve tabi ki gören göz, hisseden ve yaşayan bir kalp, sevgi ile deklanşöre dokunmakta bunların içinde. Fotoğrafı çekmek ve o karelerin gelecekte bir tarihi belge olarak kalacağı sorumluluğu baktığım ve gördüğüm tüm nesneleri ayrı ayrı özümsememe neden oluyor. Ankara’da, Antalya ve Samsun’da sergilerim oldu. Hasan Subaşı Caddesinde Basın İlan Kurumu binasında ‘T Galeri” de çok yakın zamanda açılışını gerçekleştirdiğim sergimsanat severlerin ve fotoğrafa ilgi duyanlar için açık. 1 ay boyunca açık kalacak. Önümüzde ki günlerde Antalya’nın çeşitli ilçe ve sanat bölgelerinde sergilerim olacak. Sanatseverleri sergimi yakından görmeye beklerim.

 

Peki, fotoğraf ve fotoğrafın dili sizce nedir?

Yapacağım bu açıklama tamamen her sözü her kelimesi bana ait olan ve manifesto niteliğinde bir ifadedir. Modernimizim ve postmodernizmden geçiş ve çağdaş sanata giriş, çeşitli sanat alanlarında oldukça görkemli bir şekilde ortaya çıkmıştır. Fotoğrafçılıkta aynı görkem minimalizm ile zirveye ulaştı. Artık görüntü de görsel unsurların galibiyeti, doğayı taklit etmekten daha fazla göze çarpıyordu. Sanki bu sefer fotoğrafçının seçtiği unsurlar sadece ve sadece çerçevenin hizmetindeydi, başka bir şeyin değil. Mademki bugünkü fotoğraf makineleri bugünkü olanaklarına rağmen, sadece gerçeği taklit etmeyi üstleniyorlardı, biz fotoğraf sanatçıları da görüntünün yararına bir takım çareler bulmalıydık. Eğer geçen yüzyılın 40’lı ve 50’li yıllarında CartierBresson’un Kesin Lahza, “Kesin An’ teorisinin salt kaydetmenin basitliğinden kurtulmak için, bir çare olduğunu kabul edersek, fotoğrafçılık dünyayı eskitilmiş bir şekilde yeniden üretmenin olanağı sağlıyor. Kaydedilen lahza hiçbir zaman var olmamıştır ve salt bir hayaldir. Çünkü sürekli olarak çevresindeki karmaşık sistemlerle ilişkidedir ve onlara dayanmaktadır.

 

Fotoğraf bize ne sunuyor?

Fotoğraf bize öyle bir nesneliksunuyorki, yapmacık olsa bile, zaman ve mekanı durduruyor ve onları bizim istediğimiz çerçevede gerçek dışı bir şekilde tespit ediyor. Fotoğrafçılık diğer güzel sanatları gibi kendi çağının sanat akımlarıyla ilgilenmeli ve gerçeği taklit etmek yerine, sanatsal görüşün ve zaten sanatsal görüntülerin hizmetinde bulunmalıdır. Sanatçılar resim, yontu veya fotoğrafçılığın özelliklerine dayanarak kendi sanatlarının sınırlarını genişletiyor, yeni bir ifadeyle estetik efektler yaratıyorlar.

 

Büyük çaba ve gayret sabır göstermektesiniz.

Benim bütün çabam nesnel ve öznel algılarımı düzgün bir görsel çerçevede dengelemek yönündedir. Dünya hareket halindedir ve insanoğlu hareket halinde olan her hangi bir şeyle ilgili sakin bir sabit olamaz. Bazen fotoğraf birkaç saniyede fotoğrafçının kafasında oluşur ve bu yüzden fotoğrafçı bütün varlığıyla (Beyni Kalbi ve gözüyle) ayık ve hazırlıklı olmalıdır. Fotoğrafçılık geçici lahzayı kaydedebilen tek araçtır. Fotoğrafçılıkta biçimlenmenin yeni bir türü vardır ki konunun hareketlerinden ansızın meydana gelen çizgilerin ürünüdür. Biz yaşamın hareket temposuyla uyumlu olarak çalışıyoruz. Aynı hareketin ortasında bir ‘An’ vardır ki o anda hareketin bütün unsurları dengelidir ve fotoğrafçı aynı lahzayı ve geçirip aynı dengeyi kaydetmelidir. Bu tür çalışmalarda kompozisyon sanatçının basiretini izler ve tüm duyular bu kaybolmak üzere olan lahzayı dengeli bir şekilde kaydetmek uğruna kullanır.

 

Konferanslar veriyor, fotoğrafçılık üzerine önemli paylaşımlarda bulunuyorsunuz. Antalya’da yapmayı düşündüğünüz yeni çalışma var mı?

Türkiye ye geldiğim de önce İstanbul’u içimize doldurduk. İstanbul’da müthiş ve muhteşem fotoğraflar ortaya çıktığını itiraf etmeliyim. O şehrin kendine özgü bir bağlayıcılığı var insanlar üzerinde. Gelen pişman ancak geri dönmekte istemiyor İstanbul’dan. Çekim gücü yüksek. İstanbul’u tercih edip de o mistik tarihi ortamı yaşamak insana ayrı bir heyecan verdiğini söylemek isterim. Yüzlerce binlerce fotoğraf çektim İstanbul’da Ancak Antalya’nın ise kendine özgü yaşam ve değer yargısı var. Burada bulunmaktan mutlu ve memnunum. İnşallah Antalya için de çok güzel çalışmalarımız olacak ilerleyen günlerde. Planlarımız var, şehrimizi daha iyi anlatmayı arzu ettiğimiz düşüncelere sahibiz. Fotoğraf sanatçılığına dair yapacağımız ne varsa, bu sanatı öğrenmek isteyen herkese kapımız sonuna kadar açıktır. Çünkü fotoğraf çekmek ile fotoğraf sanatçılığı başka kulvarlardır. Her gün yeniden üretmek gerekiyor. Bir önceki gün çektiğiniz fotoğraf ve obje karşınızda bulamayabiliyorsunuz. O yüzden her gün üretmek ve yeniden anları yakalamak gerekiyor. Çünkü bir önceki gün gördüğünüzü bir gün sonra göremeyebiliyorsunuz. O yüzden çekilen her fotoğraf karesi tarihi belge niteliğindedir yarınlara.

Hazel BERKALP

 

Kaynak: Editör: Hazel BERKALP
Etiketler: Sanatıyla, değer, katıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı