301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber
06 Nisan 2021 - Salı 11:12 Bu haber 5 kez okundu
 
Prof. Dr. Şahin’den çok konuşulacak iddia
Antalya Tabip Odası Başkanı Prof.Dr.Nursel Şahin, 1000 yataklı Antalya Şehir Hastanesi ihalesinin gizli kapaklı, çok bilinen bir inşaat firmasına rekabete açık olmayan pazarlık usulüyle verildiğini iddia etti. Şahin, “Şehir hastaneleri her ne kadar kamu hastanelerinin kavuşacağı yeni ve modem binalar olarak tanıtılsa da küresel sermayeye yeni ve büyük bir kaynak aklarmanın aracı olmuştur” dedi.
Yaşam Haberi
Prof. Dr. Şahin’den çok konuşulacak iddia

 Antalya Tabip Odası Yönetim Kurulu, Antalya Şehir Hastanesi ile ilgili çok sert açıklamalarda bulundu. Antalya Tabip Odası’nda düzenlenen basın toplantısında kentin bin yatağın üzerindeki büyük hastanelere ihtiyacı olmadığına vurgu yapıldı. Antalya Tabip Odası Başkanı Prof.Dr.Nursel Şahin, 1 milyar 350 milyon 970 TL yaklaşık maliyeti belirlenen Antalya 1000 yataklı Şehir Hastanesi yapım işi ihalesinin 29 Aralık'ta gerçekleştiğini ve ihalenin 990 milyon TL'ye Kolin İnşaat ve Peker’ler iş ortaklığına verildiğini hatırlattı.18 Mart'ta Kepez Göçerler Mahallesi'nde inşaatına başlanan projenin Nisan 2023'te tamamlanacağını kaydeden Şahin, “İktidar Kamu Özel Ortaklığı (KÖO) modeliyle yaptırdığı şehir hastaneleri modelinden vazgeçti. Ama ne şehir hastanelerinden ne de sevdalı olduğu inşaat şirketlerinden vazgeçemiyor. Nedeni belli. Şehir hastaneleri döviz kuru ile yapılan teminat ve kira bedelleri ile bütçede kara delikler oluşturmuştu. Her geçen yıl bütçeye KOİ'ler için ayrılan pay artmaktaydı. Sağlık Bakanlığı 2020 yılında müteahhitlik şirketlerine 8,7 milyar TL kira ve hizmet bedeli ödedi. 2021 yılı için Sağlık Bakanlığı bütçesinden 16,4 milyar TL ödenek ayrıldı. Bu bedelle yani bir yılda ödenen kira ve hizmet bedelleri ile 1000 yataklı 8 şehir hastanesi yapılabilmektedir” dedi.

 

GİZLİ KAPAKLI İHALE

 

Aydın, Samsun ve Antalya Şehir Hastanelerinin yapım işlerine dair ihalelerin, Kamu İhale Kanunu'nun özel

hallerde kullanılabileceği belirtilen Pazarlık Usulü başlıklı 21. maddesi kapsamında gerçekleştirildiğini ifade eden Şahin, şöyle konuştu: “Bu ihalelerdeki özel ‘b fıkrası’na dayandırılmaktadır. Söz konusu fikrada belirtilen özel hal ise doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veya idare tarafından önceden öngörülmeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması olarak kaleme alınmıştır.  Şehir Hastaneleri yapım ihalelerinin hangi gerekçelerle bu fıkradaki özel hale girdiği anlaşılabilir değil. Ayrıca 2008 yılında eklenen değişik ikinci fikra ile ilan yapılması zorunluluğu kaldırılmış, üç isteklinin davet edilmesi ile ihalenin yapılabilirliği sağlanmıştır. Bu ihale yönteminin tercih edilmesi, yandaş inşaat şirketleriyle rant paylaşımının ifadesi olarak değerlendirilebilir bir tutumdur. Antalya Şehir Hastanesi ihalesi de gizli kapaklı, o çok bilindik inşaat firmasına rekabete açık olmayan pazarlık usulüyle verilmiştir.”

 

KAYNAK BOŞA GİDİYOR

 

Şehir hastanelerinin tümünün 1000 yatağın üstünde planlandığını ileri süren Prof. Dr. Şahin, açıklamalarına şöyle devam etti: “Bu büyük bir verimsizlik ve kaynakların boşa harcanmasıdır. Bazı şehir hastaneleri ise 3 bin yatak kapasitesini aşabiliyor. Ankara'da Bilkent ve Etlik toplam 7 bin 200 yatak kapasiteli iki şehir hastanesi olarak planlandı. Buna karşılık Ankara'nın çeşitli semtlere dağılmış 15 hastanesi kapatıldı. Bilindiği gibi hastanelerdeki yatak sayısı, verimlilik açısından çok önemli bir göstergedir. Genel olarak yatak sayısı az olan (100 yataktan düşük) ve çok fazla okan (600 yataktan yüksek) hastanelerin verimlilik açısından sorun yaşadıkları bilinmektedir. Bilimsel çalışmalara göre orta büyüklükteki (150-300 yatak) hastanelerin diğer büyüklükteki hastanelere göre daha verimli olduğunu ortaya çıkarmıştır. Şehir hastaneleri için tercih edilen yüksek yatak sayısı, geçmişteki deneyimlere ve bilimsel araştırmaların sonuçlarına aykırılık oluşturmaktadır.  Antalya'da da mevcut kamu hastaneleri kapatılacak mı ya da hangileri kapatılacak? Öte yandan hizmet insanların ayağına götürülmüyor, aksine hem şehir içi ulaşım açısından, hem de hastanenin kapsadığı alanın büyüklüğü açısından ulaşmak güçleşiyor. Bu hastanclere ulaşım için yapılan yol, tramvay vb. yapımı da hem kaynak israfı hem de kamudan kaynak aktarımı olarak kullanılmaktadır.” 

SÖZLEŞMELER GİZLENİYOR

 

Prof.Dr. Şahin, Sağlık Bakanlığı'nın 2020'de yayınladığı Sağlık İstatistikleri Yıllığı’na göre Antalya'da 50'ye yakın hastane olduğunu hatırlattı. Şahin, şöyle konuştu: “İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonra 4. sırada. Toplam hasta yatağı sayısı 7 bin172 nitelikli yatak sayısı 4 bin 937 ve bin 161 adet yoğun bakım yatağı mevcut. 10 bin kişiye düşen yatak sayısı 29.6 olarak belirlenmiş, Yıllık istatistiklerde Antalya'da bir yılda yatan hasta sayısı 486 bin yatılan gün sayısı 1 milyon 680 bin ve hastane doluluk oranı yüzde 64.2. Pandemiyle geçirdiğimiz bir yıl boyunca da Antalya sağlık hizmetleri kapasitesi çok büyük sorunlarla karşılaşmamıştır. Sağlık hizmetlerini koruyucu ve önleyici olmaktan çıkararak tedaviye endeksleyen özelleştirme politikalarının geldiği nokta daha çok hasta, daha çok hastane, daha çok yataktır. Şehir hastaneleri her ne kadar kamu hastanelerinin kavuşacağı yeni ve modem binalar olarak tanıtılsa da küresel sermayeye yeni ve büyük bir kaynak aklarmanın aracı olmuştur. Bu 21 b usulüyle yapılan her Şehir Hastanesi ihalesi KOO ile yapılan, geleceğimizi 25 yıl ipotek alına alan önceki şehir hastanelerinin vermiş olduğu zararın itirafıdır. Antalya'nın böylesi büyük bir hastaneye ihtiyacı yok. Mevcut kamu ve özel sağlık işletmeleri hem ihtiyacı karşılıyor hem de kolayca ulaşılabiliyor. Aksine günümüzde sağlık yatırımları öncelikli olarak koruyucu ve önleyici hizmetlere, sağlığı geliştirmeye odaklanmalıdır. Covid-19 pandemisinde de gördüğümüz gibi 1. basamağın güçlendirilmesi esas olmalıdır. Devasa hastanelere ayrılan ödeneklerden çok daha azı ile aile sağlığı merkezlerimizin binalarını kamusal mekanlara dönüştürebilir, donanımlarını sağlayabiliriz. Halktan gizlenen sözleşmelerle müteahhit firmalarına milyarlar kazandırırken, pandemide insanüstü emek ve gayret gösteren sağlık çalışanlarının özlük hakları ek ödemeleri ödenmemiş, Covid-19 meslek hastalığı olarak  kabul edilmemiştir. Yoksulluk ve eşitsizliklerin ürkütücü boyutlara geldiği bu günlerde şaibeli ihalelere, kamu zararlarına, yanlış yatırımlara tahammülümüz yok.”

 

Hatice SUNER

 

 

Kaynak: (DHA) - Demirören Haber Ajansı Editör: Hazel BERKALP
Etiketler: Prof., Dr., Şahin’den, çok, konuşulacak, iddia,
Yorumlar
Haber Yazılımı