301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
11 Ağustos 2020 - Salı 13:58 Bu haber 276 kez okundu
 
Hayat saçlarımdan daha kısa!
Bugün aynı sıraları paylaştığım, aynı üniversiteden mezun olduğum bir isimle karşınızdayım. İletişim mezunları üretmeyi, hayata farklı ve güzel bakmayı sever. Bu isimlerden biri de Büşranur Çelik, namıdiğer Güne Sızan Zeytin. Herkesin hikayesini dinledi, sorular sordu. Artık soru sorma sırası bizdeydi. Bakalım bizlere ne cevaplar vermiş
Haftanın Sohbeti Haberi
Hayat saçlarımdan daha kısa!

Hazel Berkalp Altaş: Öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz?

Büşranur Çelik: Elbette, öncelikle merhabalar. Ben Büşranur Çelik, radyo ismimle  ‘Güne Sızan Zeytin’. Selçuk Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunları arasındayım. Şu ana kadar oyunculuk, radyo, moderatörlük, yazarlık, yapımcılık gibi birçok işle ilgilenme şansım oldu. Çocukluğumdan beri sanata aşina bir çocuktum. Henüz kendimi tanımlama konusunda yolun çok başındayım. O yüzden çok zor buluyorum bu soruyu, mazur görün. Yazıyorum, anlatıyorum, aktarmaya çalışıyorum kendimi bildim bileli. Bunu bazen yazılarımla bazen kliplerimle bazen de yayınlarımla yapıyorum. ‘Yaşamak; izler bırakmaktır’ bana göre. Güzel izler bırakmaya çalışan insan olma yolcusu olarak tanımlıyorum kendimi. Biliyorum ki yol bitmez.

Şimdiye kadar birçok iş yaptın, ‘Evet benim artık kendime ait bir kitlem oldu’ dediğin iş hangisi oldu?

Ne güzel bir soru. Çok net radyo diyebilirim. Ve çok özledim tüm dinleyicilerimi. ‘Münzevi Diyor Ki’ programım Konya’da en çok dinlenenler arasına girmişti. Sonrasında ölümsüzlük taşıyan ‘Güne Sızan Zeytin’ İzmir’de yankı buldu. İnşallah yeniden buluşma niyetindeyim. Çok özledik.

Peki ‘Bir Başka Ben’ fikri nasıl ortaya çıktı?

Şarkıda da diyor ya, ‘Bir şey yapmalı!’ Benimkisi de o hikaye aslında. Üretmeye aşık biri olarak yine bir iz bırakmak lazım dedim ve  ‘Bir Başka Ben’ doğdu. Baktım ki ne çok yargı var! Ve renklerin tümüne özgürlük olsun istedim. Kırmızı mutlu olsun siyah kadar. Siyah ve beyaz yan yana mutlu mesut yaşasınlar artık istedim.

‘Bir Başka Ben’ programı sosyal medyanın gücüyle de oldukça tuttu. Pandemi süreci herkesin evde olduğu bir süreçti. Bu zor dönemi kendin için olumlu hale getirdin diyebilir miyiz?

Krizi fırsata çevirmeyi sevenlerdenim. Ben herkesin yayın yaptığı ve karamsarlıkta olduğu bu dönemde umut olması adına ‘Bir Başka Ben’i yazdım. Formatı, Müzikleri, konukları… Her şeyi ile bana da umut oldu.

Yaşadığımız ve karşılaştığımız her kişi bizim başka bir versiyonumuz aslında. Bize projeksiyonluk yapıyorken her şey, biz ötekileştirmeyi ve kendimizden uzaklaşmayı seçiyoruz. Bizi kendi hayatımıza davet ediyor Bir Başka Ben!

Her şey bu kadar bir başka ben iken; birbirinden çok farklı isimleri bir programda toplayıp bu ismi vermenin şık olacağını düşündüm. Şükür, yankısı da bol oldu.

Şimdiye kadar kaç konuk ağırladın ve seni hikayesiyle en etkiyen konuk kimdi?

Şu ana kadar sanırım 20 kadar ismi ağırladım. O kadar zor ki, tek bir isim ve hikaye belirtmek. Kolları olmayan ve hayata kanatlarıyla sarılan Ümmü Aladağ, beni çok duygulandırmıştı. Yine kızıl sakalı ve annesiyle olan iletişimiyle Tanju Babacan, bir ara hiç konuşamamış olan Diyanet Radyo’dan Hilal Hanım; babaannesi ile otostop yapan çılgın gezginimiz… Hepsinden biraz var heybemizde, ne mutlu!

Şimdilerde radyo programının da duyurularını yapıyorsun. Asıl varmak istediğin yer neresi?

Radyo ile tekrar buluşmak için gün sayıyorum. Bayramdan sonraya inşallah. Varmak istediğim nokta; hep arayan kişi olmak. Ve hiç doymadan, hiç durmadan üretimde olmak. Vardım demek ne mümkün? Benim için hep merdiven var. Yazılarıma yön verip, yavaştan kitabıma başlama niyetindeyim radyo ile birlikte. Bir de olursa gezi vlogları harika olur. Acun Ilıcalı, benim için çok önemli bir nokta. Hayat yolculuğumda en büyük hayallerimden biridir. Televizyonculukta nasibim varsa, bu Acun Ilıcalı ile başlasın. İnanıyorum, elbet bir gün!

İletişim mezunu olan ve kendini keşfetmek isteyen gençlere tavsiyelerin nelerdir?

Sevgili gençlere diyorum ki; pes etmeyin! Hayat saçlarımdan daha kısa. Ya bir yol bulun ya bir yol açın ya da yoldan çekilin. Çünkü hayat bir keredir. Bu yolda bazen sağır ya da kör olmayı da bilmek gerekiyormuş. Bilin ki çok zorlandığınız bir an olursa orası sizin kırılma noktanız. Bizler iletişim öğrencilileriyiz. Misyonumuzla, her çiçekten biraz bal alan arı gibi olmalıyız.  At gözlüklerimizi atıp; attırıp ülkemize yeni bir vizyon katmalıyız duruşumuzla. Umutların bittiği yerde başka bir yol daha var inanın. Hikayem tüm evrene umut olsun.  Yolunuza güvercinler konsun . Zeytin ağacının gölgesinde hepimize yer var.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Hayat, saçlarımdan, daha, kısa!,
Yorumlar
Haber Yazılımı