301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
07 Şubat 2019 - Perşembe 10:40 Bu haber 797 kez okundu
 
‘Atanamayan öğretmen yoktur, atanmayan öğretmen vardır’
Türk Eğitim-Sen tarafından Sosyal medya üzerinde başlatılan ‘Öğretmene 40 bin yeni atama’ başlıklı hashtag çalışması twitterda Türkiye gündeminin birinci sırasına oturdu. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sosyal medya aracılığıyla taleplerini ileten öğretmen adayları Şubat ayında 40 bin atama beklentilerini dile getirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Oğuz Öztürk, “Atanamayan öğretmen yoktur, atanmayan öğretmen vardır” dedi.
Eğitim Haberi
‘Atanamayan öğretmen yoktur, atanmayan öğretmen vardır’

Biz sendika olarak ‘Atanamayan öğretmen’ kavramına karşıyız diyen Öztürk, doğrusunun ‘Atanmayan öğretmen’ olduğunu söyleyerek, “Türkiye genelinde dört yüz bin civarında açık var. Bu kadar ihtiyaç ve birçok eğitim fakültelerini bitirmiş mezunumuz varken ihtiyaç olan okullarımıza atanmıyorlar. Bundan dolayı biz burada atanamayan değil atanmayan diyoruz” dedi. Öğretmen açığının ‘ücretli öğretmen statüsü’ ile doldurulduğunu belirten Öztürk, normal şartlarda bir öğretmene verilen maaşın üç ücretli öğretmene paylaştırıldığını, yerel baza indirgendiğinde ise Antalya’da bu sayının 2 bin 103 olduğunu ifade etti. Öğretmen açıklarının Antalya’nın merkezinden başlayarak kırsala kadar ilerlediğini aktaran Öztürk, “Buradaki arkadaşlarımızın sayısını bilmemizin nedeni oradaki ücretli öğretmen görevlendirme sayısını bilmemizden kaynaklanmaktadır” şeklinde konuştu.

 

“İÇ PİYASAYI HAREKETLENDİRİR”

“Biz istiyoruz ki Türkiye genelinde atanmayan kardeşlerimiz bir an önce öğretmen olarak atansınlar. Atandıkları zaman dolayısıyla Türkiye’nin iç piyasasındaki hareketlenmeyi sağlasınlar. Bu sadece iş bulmak olarak da değerlendirilmemeli. Buradaki arkadaşlarımızın bir kısmı düğün yapacak, ev düzecek, araba alacak bu sayede iç piyasaya da bir canlılık katmış olacaklar” diyen Öztürk, bu atamaların ivedilikle gerçekleşmesini isteyen bir sendika olduklarını belirtti.

 

“ARTIK EYLEMLERİ SANAL ÂLEMDE YAPIYORUZ”

En son şubat tatilinde Ankara’da bir eylem düzenlediklerini söyleyen Öztürk, artık eylem kanallarının günümüz teknolojisiyle değiştiğini ifade ederek, “Günümüzde ilkokul çağından 60 yaşına kadar herkesin elinde akıllı telefon var. Sosyal medya, yazılı ve görsel basından daha etkin bir konumda. Biz de yerel merkezimizin ve il başkanlarının görüşüyle artık eylemlerimizi alanlarda değil sanal âlemde yapmaya başladık. Bu bizim iki yıllık bir projemiz ve bunu Türkiye’de ilk olarak biz yaptık ve şu an da bizden başka yapan yok” dedi.

 

“HEDEFİMİZ SAYIYI YUKARI ÇEKMEK”   

MEB’in her yıl Maliye Bakanlığı’ndan almış olduğu bütçe desteği oranında öğretmen alımı yaptığını söyleyen Öztürk, yaptıkları bu etkinliklerle her yıl Maliye Bakanlığı’nın verdiği sayıyı bir kısım daha yukarı çekmeyi hedeflediklerini belirterek, “10 bin alım yapacaklarını söylediler 15 bine çıkarttık. 20 bin dediler 22 bine çıkarttık Şu an ki çalışmamız da bu yıl olacak olan alım sayısını birazcık daha arttırıp birkaç bin kardeşimizin daha atanmasına yardımcı olmak” şeklinde konuştu.

 

“ÖĞRETMENLER KATEGORİLEŞTİRİLEMEZ”

Okullarda öğretmenlerin; Ücretli öğretmen, kadrolu öğretmen, uzman öğretmen, başöğretmen gibi farklı kategorilere ayrıldığını ifade eden Öztürk, “Farklı gruplarda farklı maaş alan öğretmenlerimiz var. Biz sendikal anlamda öğretmenlerin tek bir statüde olması gerektiğine inanıyoruz. Bir çalışanı ekonomik anlamda kazanımı memnun edemiyorsa o çalışanın iş verimi de düşer” dedi.

 

“3 BİN 600 EK GÖSTERGE YOLDA”

Sosyal medya çalışmalarının genel merkezde şekillendiğini aktaran Öztürk, eğitim çalışanlarına 3 bin 600 ek gösterge ve kamudaki mamur hizmetlerine sekizyüz ek gösterge çalışmalarının olduğunu, bu çalışmaların seçim öncesi siyasi partilere sunulduğunu ve bu konunun siyasilerin seçim propagandalarına girdiğini belirterek, “3 bin 600 ile ilgili siyasilerden bir söz aldık. Bu sözün uygulanmama durumunda belki ileride bir twitter çalışması daha başlatabiliriz ancak almış olduğumuz bilgiler meclisin alt komisyonlarında 3 bin 600 ile ilgili çalışmaların yapıldığı doğrultusunda. Hangi anlamda çalışma yapıldığı hakkında bir bilgimiz olmamakla birlikte yapılan çalışmanın içinde bir eksiklik olursa onunla da ilgili bir twitter çalışması yapılabilir” diyerek sosyal medya üzerinden geleceğe dönük düşüncelerini getirdi.

 

“EŞ DURUMU SORUNU GİDERİLMELİ”

Eş durumu ile ilgili bir mağduriyetlerin de olduğunu söyleyen Öztürk, “Anayasamızın Türkiye’deki kamu çalışanlarına vermiş olduğu bir hak var. Eşleri ayıramaz, aile bütünlüğünü bozamazsınız. Bir ailede anne ve baba akşam bir araya gelmeli ve çocuk ailesini her gün düzenli olarak görmeli. Bu anlamda eğitim çalışanlarına yapılan bir haksızlık var. Çocuklarımız haftadan haftaya ailelerini bir arada görmeye zorlanıyor. Bu çok kolay bir sorun ancak nedense bir türlü çözülemedi. Şubat tatilinde eş durumu için eğitim çalışanlarından müracatlar alındı. Türkiye genelinde 958 çalışanımız şu an da ailesiyle birleşemedi. Biz bunların da ivedilikle aileleriyle birlikte görüşebilecekleri yakın yerlerde çalışmalarını istiyoruz ve hatta kendimizden özveri sunarak 50 kilometre yakınına gelmesi bile bizi tatmin eder diyoruz. Aynı zamanda Antalya’da çalışıyor diye birinin Kaş’ta diğerinin merkezde olması da aile bütünlüğünü bozuyor. Kaş’a gidip gelmek Ankara’ya gidip gelmek kadar uzun” diyerek devletten bu konularla ilgili çalışmalar beklediklerini ifade etti. Şu an da bu yetkinin valiliklerde olduğunu belirten Öztürk, “Umarım sayın valimiz Münir Karaloğlu bu konuyla ilgili titizliğini gösterir ve o eğitim çalışanlarımıza akşamları çocuklarını görme fırsatı tanır” şeklinde konuştu.

Halil Büyükayhan / ÖZEL

Kaynak: Editör: Hazel BERKALP
Etiketler: ‘Atanamayan, öğretmen, yoktur,, atanmayan, öğretmen, vardır’,
Yorumlar
Haber Yazılımı